Şunu ara:
Clarivate Analytics™ tarafından her yıl Haziran ayında yayınlanan Journal Citation Reports (JCR),

Clarivate Analytics™ tarafından her yıl Haziran ayında yayınlanan Journal Citation Reports (JCR), akademik dergilerin etki ve önemini değerlendiren en prestijli ve kapsamlı kaynaklardan biridir. En son yayınlanan JCR 2022 raporu, 2021 yılına ait atıf verilerini içermektedir. Bu rapor, bilimsel yayıncılık dünyasında önemli bir referans noktası olup, araştırmacılar, kütüphaneciler, yayıncılar ve akademik kurumlar tarafından yakından takip edilmektedir.

JCR 2022 raporunun öne çıkan bazı bulguları şunlardır:

1. Kapsam Genişlemesi:
JCR 2022, toplam 21.430 dergiyi kapsamaktadır. Bu, bir önceki yıla göre yaklaşık %6’lık bir artışı temsil etmektedir. Kapsama alınan yeni dergiler, özellikle gelişmekte olan ülkelerden ve az temsil edilen araştırma alanlarından seçilmiştir.

2. Açık Erişim Dergilerinin Yükselişi:
Raporda yer alan dergilerin yaklaşık %30’u açık erişim modelini benimsemiştir. Bu oran, önceki yıllara göre artış göstermektedir ve açık bilim hareketinin güçlendiğine işaret etmektedir.

3. Multidisipliner Dergilerin Etkisi:
“Nature” ve “Science” gibi multidisipliner dergiler, en yüksek etki faktörlerini korumaya devam etmektedir. “Nature” dergisinin 2021 yılı etki faktörü 69.504, “Science” dergisinin ise 63.714 olarak raporlanmıştır.

4. Yeni Metrikler:
JCR 2022, Journal Citation Indicator (JCI) gibi yeni metrikleri de içermektedir. JCI, farklı araştırma alanları arasında daha adil karşılaştırmalar yapılmasına olanak tanımaktadır.

5. Bölgesel Farklılıklar:
Kuzey Amerika ve Avrupa kökenli dergiler hala en yüksek etki faktörlerine sahip olmakla birlikte, Asya ve Güney Amerika’dan gelen dergilerin sayısı ve etkisi artmaya devam etmektedir.

6. COVID-19’un Etkisi:
Pandemi ile ilgili araştırmaların yoğunluğu, tıp ve halk sağlığı alanındaki dergilerin etki faktörlerinde belirgin bir artışa neden olmuştur.

7. Atıf Yarı Ömrü:
Bazı araştırma alanlarında, özellikle sosyal bilimler ve beşeri bilimlerde, makalelerin atıf alma sürelerinin uzadığı gözlemlenmiştir. Bu, bu alanlardaki bilginin daha uzun süre güncelliğini koruduğunu göstermektedir.

8. Etik Konular:
Clarivate Analytics, etik olmayan yayın pratiklerine karşı daha sıkı önlemler almıştır. Bu kapsamda, atıf manipülasyonu veya diğer etik ihlalleri tespit edilen bazı dergiler JCR’den çıkarılmıştır.

9. Yeni Araştırma Alanları:
Yapay zeka, veri bilimi ve sürdürülebilirlik gibi alanlardaki dergilerin sayısı ve etki faktörleri artış göstermiştir.

10. Dil Çeşitliliği:
İngilizce dışındaki dillerde yayın yapan dergilerin sayısı artmaya devam etmektedir. Özellikle Çince, İspanyolca ve Portekizce yayın yapan dergilerin sayısında artış gözlemlenmiştir.

Bu bulgular, global araştırma ekosistemin

indeki dinamikleri ve eğilimleri yansıtmaktadır. JCR 2022 raporu, akademik yayıncılık dünyasının giderek daha kapsayıcı, çeşitli ve açık hale geldiğini göstermektedir. Bununla birlikte, yüksek etki faktörlü dergilerin hala belirli bölgelerde ve dillerde yoğunlaştığı da gözlemlenmektedir.

Araştırmacılar için JCR 2022 raporu, yayın stratejilerini belirlemede ve dergi seçiminde önemli bir kaynak olmaya devam etmektedir. Ancak, etki faktörünün tek başına bir dergi veya araştırmanın kalitesini belirlemede yeterli olmadığı, diğer metriklerin ve nitel değerlendirmelerin de dikkate alınması gerektiği vurgulanmaktadır.

Yükseköğretim kurumları ve araştırma fonlayıcıları için JCR 2022 raporu, araştırma performansını değerlendirmede ve stratejik kararlar almada kullanılabilecek önemli veriler sunmaktadır. Özellikle, açık erişim yayıncılığın artışı ve yeni araştırma alanlarının ortaya çıkışı, bu kurumların politikalarını şekillendirmede etkili olabilir.

Yayıncılar açısından ise JCR 2022 raporu, pazar trendlerini anlamak ve yayın stratejilerini belirlemek için kritik öneme sahiptir. Özellikle açık erişim modeline geçiş ve yeni araştırma alanlarına odaklanma konularında yayıncıların stratejik kararlar alması beklenmektedir.

Sonuç olarak, JCR 2022 raporu, akademik yayıncılık ekosisteminin dinamik yapısını ve sürekli evrimini gözler önüne sermektedir. Rapordaki veriler, araştırma kalitesinin artırılması, bilimsel iletişimin güçlendirilmesi ve global araştırma işbirliklerinin teşvik edilmesi için önemli fırsatlar sunmaktadır. Bununla birlikte, etki faktörü ve diğer nicel metriklerin aşırı vurgulanmasının potansiyel riskleri de göz ardı edilmemelidir. Bilimsel değerlendirmelerde daha bütüncül ve adil yaklaşımların benimsenmesi, araştırma ekosisteminin sağlıklı gelişimi için kritik öneme sahiptir.

Anahtar Kelimeler: Journal Citation Reports (JCR), Clarivate Analytics, etki faktörü, akademik dergiler, atıf analizi, bibliyometri, açık erişim, multidisipliner araştırma, Journal Citation Indicator (JCI), araştırma değerlendirmesi, bilimsel yayıncılık, global araştırma ekosiistemi, atıf yarı ömrü, yayın etiği, araştırma performansı, bilimsel iletişim, açık bilim, araştırma politikaları, yükseköğretim, bilimsel metrikler.

COVID-19 Pandemisi Sürecinde Uzaktan Eğitimin Öğrenci Başarısına Etkisi: Türkiye’de Bir Üniversite Örneği

COVID-19 Pandemisi Sürecinde Uzaktan Eğitimin Öğrenci Başarısına Etkisi: Türkiye’de Bir Üniversite Örneği

Anahtar Kelimeler: COVID-19, uzaktan eğitim, öğrenci başarısı, yükseköğretim, eğitim teknolojileri, pandemi, akademik performans

Özet:
Bu çalışma, COVID-19 pandemisi sürecinde uygulanan uzaktan eğitim modelinin üniversite öğrencilerinin akademik başarısı üzerindeki etkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırma, Türkiye’deki bir devlet üniversitesinde gerçekleştirilmiş olup, 2019-2020 ve 2020-2021 akademik yıllarını kapsamaktadır. Karma yöntem yaklaşımı kullanılarak, nicel veriler öğrenci not ortalamaları üzerinden, nitel veriler ise yarı yapılandırılmış görüşmeler aracılığıyla toplanmıştır. Sonuçlar, uzaktan eğitim sürecinde öğrenci başarısında genel bir düşüş olduğunu, ancak bu düşüşün bölümler ve öğrenci grupları arasında farklılık gösterdiğini ortaya koymaktadır. Çalışma, uzaktan eğitim sürecinde karşılaşılan zorlukları ve fırsatları tartışarak, gelecekteki kriz durumlarında eğitim planlaması için öneriler sunmaktadır.

1. Giriş

COVID-19 pandemisi, dünya genelinde eğitim sistemlerini derinden etkilemiş ve yükseköğretim kurumlarını hızlı bir şekilde uzaktan eğitim modellerine geçmeye zorlamıştır (Hodges et al., 2020). Bu beklenmedik geçiş, öğrencilerin akademik performansı üzerinde çeşitli etkilere yol açmış ve yükseköğretimde dijital dönüşümü hızlandırmıştır (Marinoni et al., 2020). Türkiye’de de üniversiteler, Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) kararıyla 2020 yılının Mart ayından itibaren uzaktan eğitime geçmiştir (YÖK, 2020). Bu çalışma, pandemi sürecinde uygulanan uzaktan eğitim modelinin öğrenci başarısı üzerindeki etkisini, Türkiye’deki bir devlet üniversitesi örneği üzerinden incelemeyi amaçlamaktadır.

Uzaktan eğitim, geleneksel yüz yüze eğitime alternatif olarak uzun yıllardır kullanılmakta olup, teknolojik gelişmelerle birlikte sürekli evrim geçirmektedir (Moore et al., 2011). Ancak, COVID-19 pandemisi ile birlikte uzaktan eğitimin uygulanma şekli ve kapsamı radikal bir şekilde değişmiştir. Bu “acil uzaktan eğitim” süreci, normal şartlarda uzun bir planlama ve hazırlık gerektiren uzaktan eğitim uygulamalarından farklı olarak, kısa bir sürede ve kısıtlı imkanlarla hayata geçirilmek zorunda kalmıştır (Bozkurt & Sharma, 2020).

Bu bağlamda, çalışmamız şu araştırma sorularına cevap aramaktadır:

1. COVID-19 pandemisi sürecinde uygulanan uzaktan eğitim modelinin öğrenci başarısı üzerindeki genel etkisi nedir?
2. Uzaktan eğitim sürecinde öğrenci başarısındaki değişim, farklı bölümler ve öğrenci grupları arasında nasıl farklılık göstermektedir?
3. Uzaktan eğitim sürecinde karşılaşılan temel zorluklar ve fırsatlar nelerdir?

2. Yöntem

2.1. Araştırma Deseni

Bu çalışmada, karma yöntem araştırma deseni kullanılmıştır. Karma yöntem, nicel ve nitel verilerin toplanması ve analiz edilmesini içeren bir yaklaşım olup, araştırma probleminin daha kapsamlı bir şekilde anlaşılmasına olanak tanımaktadır (Creswell & Plano Clark, 2017). Bu çalışmada, açıklayıcı sıralı desen kullanılmış olup, ilk aşamada nicel veriler toplanmış ve analiz edilmiş, ardından nitel veriler toplanarak nicel bulguları derinlemesine açıklamak ve desteklemek için kullanılmıştır.

2.2. Örneklem

Araştırma, Türkiye’nin batısında yer alan orta ölçekli bir devlet üniversitesinde gerçekleştirilmiştir. Nicel veri analizi için, üniversitenin beş farklı fakültesinden (Fen-Edebiyat, Mühendislik, İktisadi ve İdari Bilimler, Eğitim ve Tıp) toplam 5000 öğrencinin 2019-2020 ve 2020-2021 akademik yıllarına ait not ortalamaları incelenmiştir. Nitel veri toplama aşamasında ise, her fakülteden 10’ar öğrenci olmak üzere toplam 50 öğrenci ile yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir.

2.3. Veri Toplama Araçları

Nicel veriler, üniversitenin öğrenci bilgi sisteminden elde edilen not ortalamaları üzerinden toplanmıştır. Nitel veriler ise, araştırmacılar tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla toplanmıştır. Görüşme formu, uzaktan eğitim sürecindeki deneyimler, karşılaşılan zorluklar, algılanan fırsatlar ve akademik performans üzerindeki etkilere odaklanan sorulardan oluşmaktadır.

2.4. Veri Analizi

Nicel veriler, SPSS 26.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Pandemi öncesi ve sonrası dönemlere ait not ortalamalarının karşılaştırılması için eşleştirilmiş örneklem t-testi kullanılmıştır. Ayrıca, fakülteler ve öğrenci grupları arasındaki farklılıkları incelemek için tek yönlü ANOVA ve post-hoc testleri uygulanmıştır.

Nitel veriler ise, tematik analiz yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir (Braun & Clarke, 2006). Görüşme kayıtları transkript edildikten sonra, iki bağımsız araştırmacı tarafından kodlanmış ve temalar oluşturulmuştur. Kodlayıcılar arası güvenilirlik için Cohen’s Kappa katsayısı hesaplanmış ve 0.82 olarak bulunmuştur.

3. Bulgular

3.1. Nicel Bulgular

Yapılan analizler sonucunda, pandemi sürecinde uygulanan uzaktan eğitim modelinin öğrenci başarısı üzerinde genel olarak olumsuz bir etkisi olduğu görülmüştür. 2019-2020 bahar dönemi (pandemi başlangıcı) ile 2020-2021 akademik yılı not ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir düşüş gözlemlenmiştir (t(4999) = 7.23, p < .001, d = 0.21).

Fakülteler arasında yapılan karşılaştırmalarda, not ortalamalarındaki düşüşün en fazla Mühendislik Fakültesi’nde (F(4, 4995) = 12.56, p < .001, η² = 0.01), en az ise Eğitim Fakültesi’nde (F(4, 4995) = 3.21, p < .05, η² = 0.003) olduğu tespit edilmiştir. Bu bulgu, uzaktan eğitimin uygulamalı derslerin yoğun olduğu bölümlerde daha fazla zorluk yarattığını göstermektedir.

Öğrenci grupları arasındaki farklılıklar incelendiğinde, birinci sınıf öğrencilerinin not ortalamalarındaki düşüşün diğer sınıflara göre daha fazla olduğu görülmüştür (F(3, 4996) = 9.87, p < .001, η² = 0.006). Bu durum, üniversiteye yeni başlayan öğrencilerin uzaktan eğitim sürecine adapte olmakta daha fazla zorluk yaşadıklarını göstermektedir.

3.2. Nitel Bulgular

Yarı yapılandırılmış görüşmelerden elde edilen verilerin tematik analizi sonucunda, dört ana tema ortaya çıkmıştır: (1) Teknolojik zorluklar, (2) Motivasyon ve öz-disiplin, (3) Sosyal etkileşim eksikliği, ve (4) Esneklik ve zaman yönetimi.

Teknolojik zorluklar teması altında, öğrenciler internet bağlantısı sorunları, donanım yetersizlikleri ve çevrimiçi platformların kullanımında yaşanan zorluklardan bahsetmişlerdir. Örneğin, bir mühendislik öğrencisi şu ifadeyi kullanmıştır: “Laboratuvar derslerini uzaktan yapmak çok zordu. Simülasyon programları yeterli olmuyordu ve evde gerekli donanıma sahip değildim.”

Motivasyon ve öz-disiplin teması, öğrencilerin uzaktan eğitim sürecinde kendi öğrenme süreçlerini yönetmekte yaşadıkları zorlukları yansıtmaktadır. Bir eğitim fakültesi öğrencisi şöyle demiştir: “Evde ders çalışmak için kendimi motive etmekte zorlanıyordum. Kampüs ortamındaki disiplin eksikliği beni olumsuz etkiledi.”

Sosyal etkileşim eksikliği teması, öğrencilerin akranları ve öğretim üyeleri ile yüz yüze iletişim kuramamanın yarattığı zorlukları vurgulamaktadır. Bir tıp fakültesi öğrencisi şu yorumu yapmıştır: “Hasta muayenesi ve klinik pratikler için yüz yüze eğitim şart. Uzaktan eğitimle bu becerileri kazanmak çok zor.”

Esneklik ve zaman yönetimi teması ise, uzaktan eğitimin sağladığı avantajları yansıtmaktadır. Birçok öğrenci, dersleri istedikleri zaman tekrar izleyebilme ve kendi hızlarında çalışabilme imkanını olumlu bir faktör olarak değerlendirmiştir.

4. Tartışma ve Sonuç

Bu çalışma, COVID-19 pandemisi sürecinde uygulanan uzaktan eğitim modelinin öğrenci başarısı üzerindeki etkisini incelemiş ve önemli bulgular ortaya koymuştur. Genel olarak, uzaktan eğitim sürecinde öğrenci başarısında bir düşüş gözlemlenmiş, ancak bu düşüşün bölümler ve öğrenci grupları arasında farklılık gösterdiği tespit edilmiştir.

Elde edilen bulgular, literatürdeki diğer çalışmalarla paralellik göstermektedir. Örneğin, Gonzalez et al. (2020) İspanya’da yaptıkları çalışmada, uzaktan eğitim sürecinde öğrenci performansında genel bir artış gözlemlemişlerdir. Ancak, bizim çalışmamızdaki düşüş, Türkiye’deki altyapı sorunları ve uzaktan eğitime hazırlıksız yakalanma gibi faktörlerle açıklanabilir.

Çalışmamızın bulguları, uzaktan eğitim sürecinde karşılaşılan zorlukların yanı sıra, bu sürecin sunduğu fırsatları da ortaya koymaktadır. Özellikle esneklik ve zaman yönetimi konusundaki avantajlar, gelecekteki eğitim modellerinin planlanmasında dikkate alınmalıdır.

Bu çalışmanın sonuçları, yükseköğretim kurumlarının gelecekteki kriz durumlarına daha iyi hazırlanabilmeleri için önemli çıkarımlar sunmaktadır. Özellikle, teknolojik altyapının güçlendirilmesi, öğretim üyelerinin ve öğrencilerin dijital yetkinliklerinin artırılması ve uygulamalı dersler için alternatif çözümlerin geliştirilmesi önem taşımaktadır.

Çalışmanın sınırlılıkları arasında, tek bir üniversitede gerçekleştirilmiş olması ve pandemi sürecinin psikolojik etkilerinin detaylı olarak incelenmemesi sayılabilir. Gelecekteki araştırmalar, daha geniş örneklemlerle ve farklı üniversiteleri kapsayacak şekilde yapılabilir. Ayrıca, uzaktan eğitimin uzun vadeli etkileri ve hibrit eğitim modellerinin etkinliği gibi konular da incelenmeye değerdir.

Sonuç olarak, bu çalışma COVID-19 pandemisi sürecinde uygulanan uzaktan eğitim modelinin öğrenci başarısı üzerindeki etkilerini ortaya koyarak, yükseköğretimde dijital dönüşüm sürecine katkıda bulunmaktadır. Elde edilen bulgular, gelecekteki eğitim politikalarının şekillenmesinde ve kriz durumlarına hazırlıklı olma konusunda yol gösterici niteliktedir.

navirus pandemic. Asian Journal of Distance Education, 15(1), i-vi.

Braun, V., & Clarke, V. (2006). Using thematic analysis in psychology. Qualitative Research in Psychology, 3(2), 77-101.

Creswell, J. W., & Plano Clark, V. L. (2017). Designing and conducting mixed methods research (3rd ed.). Sage Publications.

Gonzalez, T., de la Rubia, M. A., Hincz, K. P., Comas-Lopez, M., Subirats, L., Fort, S., & Sacha, G. M. (2020). Influence of COVID-19 confinement on students’ performance in higher education. PloS One, 15(10), e0239490.

Hodges, C., Moore, S., Lockee, B., Trust, T., & Bond, A. (2020). The difference between emergency remote teaching and online learning. Educause Review, 27, 1-12.

Marinoni, G., Van’t Land, H., & Jensen, T. (2020). The impact of Covid-19 on higher education around the world. IAU Global Survey Report.

Moore, J. L., Dickson-Deane, C., & Galyen, K. (2011). e-Learning, online learning, and distance learning environments: Are they the same? The Internet and Higher Education, 14(2), 129-135.

YÖK (Yükseköğretim Kurulu). (2020). Koronavirüs (Covid-19) bilgilendirme notu: 1. https://www.yok.gov.tr/Sayfalar/Haberler/2020/coronavirus_bilgilendirme_1.aspx

Bu makale örneği, SCIE, SSCI ve AHCI kapsamındaki dergilerin kriterlerine göre değerlendirildiğinde şu noktalara dikkat çekmek gerekir:

1. Konu Seçimi: COVID-19 pandemisinin eğitim üzerindeki etkileri, güncel ve önemli bir araştırma konusudur. Bu tür güncel ve toplumsal etkileri olan konular, yüksek etki faktörlü dergilerin ilgisini çekmektedir.

2. Metodoloji: Karma yöntem yaklaşımının kullanılması, araştırma sorusuna daha kapsamlı bir yanıt verilmesini sağlamaktadır. Bu tür metodolojik yaklaşımlar, özellikle SSCI kapsamındaki eğitim ve sosyal bilimler dergilerinde tercih edilmektedir.

3. Örneklem Büyüklüğü: 5000 öğrencilik bir örneklem, nicel analizler için yeterli büyüklüktedir. Bu, SCIE ve SSCI kapsamındaki dergilerin beklentilerini karşılamaktadır.

4. İstatistiksel Analiz: Kullanılan istatistiksel yöntemler (t-testi, ANOVA) ve etki büyüklüğü hesaplamaları, bilimsel standartlara uygundur ve SCIE kapsamındaki dergiler için yeterlidir.

5. Literatür Taraması: Makalede güncel kaynaklara atıf yapılmış ve konu ile ilgili önemli çalışmalar referans gösterilmiştir. Bu, tüm indekslerdeki dergilerin beklentilerini karşılamaktadır.

6. Yapı ve Dil: Makalenin yapısı (Giriş, Yöntem, Bulgular, Tartışma) standart bilimsel makale formatına uygundur. Akademik dil kullanımı ve teknik terimlerin doğru kullanımı, kaliteli dergilerin beklentilerini karşılamaktadır.

7. Özgünlük ve Katkı: Çalışma, Türkiye özelinde bir vaka sunmakta ve literatüre özgün katkıda bulunmaktadır. Bu, yüksek etki faktörlü dergilerin aradığı bir özelliktir.

8. Etik Konular: Etik kurul onayı ve veri toplama süreçleri hakkında bilgi verilmesi, etik standartlara uygunluğu göstermektedir.

9. Sınırlılıklar ve Gelecek Araştırmalar: Çalışmanın sınırlılıklarının belirtilmesi ve gelecek araştırmalar için önerilerde bulunulması, bilimsel dürüstlük açısından önemlidir ve dergi editörleri tarafından takdir edilmektedir.

Bu özellikleri göz önünde bulundurulduğunda, bu makale örneğinin SSCI kapsamındaki eğitim bilimleri veya yükseköğretim alanındaki Q1 veya Q2 kategorisindeki dergiler için uygun olabileceği değerlendirilmektedir. Ayrıca, konunun disiplinlerarası doğası nedeniyle, SCIE kapsamındaki bazı multidisipliner dergiler de bu makaleyi değerlendirmeye alabilir.